Giriş Sayfam Yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle allTurk Portal'ına Hoşgeldiniz ! Ücretsiz Üye Olun  |   Giriş Yap
07 Eylül 2010, Salı Sidney: 22:51   |   Tokyo: 20:51   |   İstanbul: 14:51   |   Londra: 11:51   |   New York: 06:51   

 
Ücretsiz Üye olmak için TIKLAYIN
Kullanıcı Adı:
Şifre:  
Kaydımı Sil     Şifremi Unuttum
Sitenize Eklemek İçin Tıklayın
?!?!: Örümcekler suyun içerisinde ağ örebilirler mi?
BÖLÜMLER
HABERLER
  • Tüm Gazete Manşetleri
  • Tarihte Bugün
  • Dünya
  • Türkiye
  • FOTO GALERİ
    YEMEK TARİFİ
  • Balık Yemekleri
  • Çorbalar
  • Etliler
  • Genel Bilgiler
  • Hamur İşleri
  • İçecekler
  • Kek-Pastalar
  • Makarna-Pilavlar
  • Salatalar
  • Sebzeliler
  • Sos - Garnitürler
  • Tatlılar
  • Tavuk-Hindi
  • Yumurta Tarifleri
  • Bebek Yemekleri
  • Diet Yemekleri
  • Ramazan Yemekleri
  • Şeker Hastaları İçin
  • İLANLAR
    NE? NEREDE?
    FORUM
    ÖNEMLİ ADRESLER
  • Gerekli İnternet Adresleri
  • Türk Büyükelçilikleri
  •  

    EN ÇOK OKUNANLAR
     

    İnsanların muhtaç olduğu veya taparcasına sevdiği başlıca 17 şey...

    YER: DÜNYA GEZEGENİ, YIL: 2010

    Aziz Vatandaşlarımız,

    İnsanoğlu ve olaylar hakkındaki 35 yıllık incelemenin sonunda anlaşıldı ki insanlar genellikle ve çoğunlukla şu 17 şeye muhtaç veya taparcasına seviyorlar, onun dışındaki şeylerle pek ilgilenmiyorlar ve değer vermiyorlar !

    İşin korkunç olan tarafı ilgi, sevgi ve itibar konusunda en son sıralarda, bütün Kainatı Yaratan ve bunca nimetleri veren Yüce Yaratıcı ve onun yeryüzündeki halifesi olan insan geliyor. Yani sevgili edinilen kimseler dışındaki insanlar, insanın umurunda değil ve değer verilmiyor! Şimdi bunları kısaca açıklayarak sıralayalım:

    1. HAVA: Canlılar, havasız birkaç dakikadan fazla yaşayamazlar. Buna muhtaçlar.

    2. SU: İnsanlar,cinler, hayvanlar ve tanımlanamayan birçok canlı da suya muhtaç. Birkaç günden fazla susuz yaşanmıyor.

    3. ISI: Canlıların hayatta kalması için belli ısı aralığında yaşaması gerekiyor. Normal yaşam ısısı 0 ile 30 derece arasında olmakla beraber korunarak insanoğlu -70 ile +70 arasında değişen ısıya sahip ortamlarda da bir süre yaşayabilmektedir.

    4. IŞIK: Karanlıkta uzun süre yaşanabilse de ışıksız işler yapılamaz, enerji kaynakları uzun süre dünyayı aydınlatmaya yetmez.

    5. GIDA: İnsan, yemek yemeden yaklaşık 1 ay durabilmektedir. Vücudun çalışması için yiyeceğe muhtaçtır. Yukarıdaki bu 5 şey, az da olsa ağaçlardaki meyveler, balıklar gibi doğal yiyecekleri göz önüne aldığımızda Yaratıcı Tanrı’nın insanlığa bedava nimetleridir. Yaşamak için yetecek kadar yemek normal bir iş iken bu düşkünlük olunca hastalığa dönüşüyor !

    6. PARA: Kolay bir değişim aracı olarak bulunan paranın icat edildiği zaman Şeytan’ın bunu öpüp alnına koyduğu rivayet edilir. Para için cinayetler işleniyor, kadınlar fuhuş yapabiliyor, aynı zamanda hayat kurtarabiliyor, yani her şey yapılıyor…Para hırsı en kötü huylardandır. Para için hizmetçiler, yoldaşlar vb. yıllarca arkadaşlık yaptıkları krallarını zehirleyebiliyor, ihanet edebiliyorlar ; krallar dikkat etsin! Hz.İsa’ya ihanet eden havari Judas İskariot, beşinci adaletli Müslüman halife Abdullah b.Ömer’i zehirleyen hizmetçisi gibi…

    7. MAL: Para ile mal ikiz kardeş gibi görünse de farklılığı vardır. Para icat olmadan önce mal, eşya vardı. Paranın olmadığı ilkel toplumlarda mal revaçtadır. Mal için, özellikle antik eserler ve hazineler için savaşlar yapılır. Hayatın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. İnsan tacirlerine göre insanlar da mal gibi alınıp satılmaktadır; Eski çağlarda köleler ve esirler, günümüzde de kadınlar ve çocuklar hala alınıp satılmaktadır!..

    8. ŞEHVET VE SEVGİLİ: Evlilik, sevgili edinme, seks, şehveti tatmin etme ömür boyu süren ve sıklık açısından yemekten sonra gelen bir iştir. Bu seks haftada 1-2 normal iken, hergün veya günde birkaç kez bu işin yapılması düşkünlük ve hastalık yapar! İnsanın aklı fikri karşı cinsin orasında burasında olur. Nefs doymaz ta ki toprağa girene kadar. Kötü bir adettir ki çağlar boyu tüccarlar ve firmalar sürekli şehveti körükleyen işler yapmaktadırlar: Defileler, açık saçık filmler, genel ev işleticiliği ve kadın ticareti, plajlar, reklamlar vs.. Bir toplumda açık saçıklık ve fuhuş yaygınsa, insanın eşi iyi olsa bile nefs daima başka sevgililer arar, değişiklik arar. Meşhur ve zenginlerin birkaç sevgililerinin olması hayat tarzlarının kaçınılmaz sonucudur ! İnsan haram olana bakmazsa, kalp rahat eder.

    9. GİYSİ (MODA DÜŞKÜNLÜĞÜ): Dünya tarihi boyunca kıyafetler, giyinme ve birkaç asırdır da moda endüstrisi, sosyal hayat ve kültürde önemli bir yer tutmaktadır. Haberleşme araçlarının etkisiyle ülkelerin kıyafetleri standartlaşmış ve birbirine benzemektedir. Bununla beraber, moda firmaları her mevsim, her yıl az farklılıklar geliştirerek değişik kıyafetleri sunarak tüketimi teşvik etmektedir. Halk, devamlı elbise değiştirmeye ve böyle güzel olduğunu hissetmeye yönlendirilmektedir. Hatta her gün değişik kıyafet giymeyi adet edinmiş kişiler vardır. Bunun yanında bir de ilgi çekebilmek için seksi görünme ve böylece işini yaptırma adeti körüklenmektedir. Özellikle kadınlar tuzak olarak kullanılıyor. Semavi dinlerin emrettiği örtünme, hem kişisel hem sosyal huzuru sağlamaya yöneliktir. Çağımızda dar pantolon giyerek kadınların popolarını sallamaları, dekolte giyerek göğüslerinin yarısını gösterip erkeklerin nefs köpeğini kışkırtmaları, hoşlarına gitmektedir! Ama tecavüze uğramadan kadınlar, Cehenneme girmeden çoğu kimse örtünmenin önemini anlamamaktadır. Bilhassa dükkan önlerine çıkan esnaf, akşama kadar böyle tahrik edici kadınları izlemeye maruz kalmakta; evlerine dönen vatandaşlar da televizyon ve internetten çeşit çeşit yarı çıplak veya çırılçıplak kişileri izleyerek hoşlarına giden kolay bir işi yapmaktadır fakat benim nefsim, senin nefsin fark etmez, nefs köpeği doymamaktadır ! Basında dile getirilen frikik yakalama, frikik izleme sapıkça bir adettir !

    10. BARINAK (EMLAKÇILIK): İnsanoğlu yaşamak için korunabileceği bir barınağa, eve ihtiyaç duyar. Barınak onu, kötü havadan, zarar verebilecek ışınlardan, tozdan, soğuktan, böceklerden ve saireden korur. Daha iyi bir ev, villa arzusu ömür boyu insanda hep olur. Mimarlık, inşaat mühendisliği, emlakçılık gibi meslekler hep binalarla ilgili ortaya çıkan mesleklerdir.

    11. AİLE VEYA ARKADAŞ: İnsan kendi başına büyüyemeyeceğinden Yüce Yaratan, onu bir ailede dünyaya getirmiş, yakın arkadaş olarak ailesini tanımıştır. İkinci bir ihtiyaç olarak aile dışında arkadaşa da ihtiyaç duyar. Hiç arkadaşı olmayan kişiler de vardır. Ama onlar istisnadır. Arkadaşlıklar, genellikle zamana ve mekana bağlıdır. Ömür boyu bazılarını dost edinen ve hiç unutmayan, vefalı çok az insan vardır. İnsanların çoğu arkadaş değil de tanıdıktır. Çünkü arkadaş, fikir ve duygu yakınlığı olan kimse demektir.

    12. BİNEK (TAŞIT): Eskiden ulaşım karada atlar, eşekler, denizde gemilerle yapılırken bir asırdan fazla bir zamandır otomobilin icadıyla kara taşıtları en yaygın ulaşım aracıdır. Neredeyse yakın bir gelecekte insan sayısı kadar otomobil olacakken 3. Dünya Savaşı yüzünden olamayacak çünkü çoğu şey yok olacak! Bazılarında ev tutkusu, araba tutkusu o kadar fazladır ki onlar eve, otomobile aşıktır! Mesela eve varis olmak için ihtiyarı öldürmek gibi…

    13. İŞ /SOSYAL MEVKİ : Hayatta en çok zamanı alan şey kişilerin işi, mesleğidir. Bazı insanlar yaşamını sürdürebilecek normal bir işe razı olurken, bazılarında da iş tutkusu öyle artmıştır ki çıkar ve terfi için arkadaşlarını eleyebilir, ortadan kaldırabilir. Çoğu politikacıların yaptığı gibi sosyal mevki elde etmek için her türlü hileyi yapabilir, başkalarının hakkını yiyebilir, yalan söyleyebilir, sahtekarlık yapabilir, hatta cinayet bile işleyebilirler…En kötü huylardan biri bu mevki ve şöhret hırsıdır ! Dünyanın 5.hakimi Mehdi a.s. gelince zalim kralların şöhretleri ve egemenlikleri bitecek !..

    14. OYUN: İnsanoğlu işi dışında daima oyuna düşkün olmuştur. Bu ülkeye, mekana ve asra göre değişmekle beraber çağlar boyu yaşayan aynı oyunlar da vardır. En yaygın oyunlar, kağıt oyunları, kumar, satranç, şans oyunları, at yarışları, bilardo, okey, dama, atıcılık, top oyunları ve diğerleridir…

    15. EĞLENCE: Oyunla eğlencenin bağlantısı vardır. Eğlencenin sözlük anlamı, neşeli ve hoşça vakit geçirtecek şey veya toplantıdır. Asırlar boyu söylenen şarkılar, müzik gösterileri, sirk gösterileri, cambazlık, dans partileri, sinema, televizyon, çekilişler gibi faaliyetler eğlence çeşitlerindendir. Kutsal Kitap Kur’an’da, “Bu dünya hayatı sadece eğlence ve oyundur, ahiret yurdu (gelecek dünya) ise gerçek hayat odur !” buyurulmakla iki dünyanın aslı ve aralarındaki farka dikkat çekilmektedir. İnsan eğlenceye düşkün olup kendine, ailesine, Yaratıcı’sına ve öbür dünyaya yönelik görevlerini yapmaz, aksatırsa hüsrana uğrayacaktır. Çünkü dünyaya gelişin asıl amacı eğlence ve oyun değildir!

    16. TEK TANRI / ALLAH : Kainatı yaratan Yüce Rabb, evrenin yaratılış amacını, “İnsanlar ve cinler beni tanısın, varlığımı ve birliğimi kabul etsinler, bana ibadet etsinler.” Olarak açıklamıştır. Buna rağmen sayısız işaretler, mucizeler, hatta Allah c.c.’ın adı apaçık bir çok varlık üzerinde mucize olarak görünmesine ve açık delillerle bir çok peygamber göndermesine rağmen Dünyadaki insanların çoğu Tek Tanrı (Allah)’ya inanmamaktadır. İnsanların inandığını söylediği Yaratıcı, vahiyle peygamberlerin bildirdiği ilahın özelliklerine uymamakta, çeşitli toplumlar kendi varsayımlarına göre sıfatlar ve özellikler verdikleri bir Tanrıya inanmaktadırlar. Açık deliller ve mucizelerle gönderilen peygamberlere ve kutsal kitaplara inanmayan toplumlar öldükten sonra hesaba çekilecek ve kurtulamayacaklardır! İnsanlık sadece gök gürleyince ve büyük felaketler olduğu zaman “Allah Allah” demekte ve anmaktadır.Bu makbul bir inanç ve ibadet değildir. Halbuki her gün Kainatın Yaratıcısı anılmalı, ibadet edilmeli, şükredilmelidir. Bunca işaretler, mucizeler ve nimetlere rağmen çoğu insan nankörlük etmektedir, gaflet içinde yüz çevirmektedir. Dünya’da günde 1 saat Tanrı’yı anan, zikreden, ibadet eden % 5 kişi ancak vardır ! Haftada bir kiliseye, camiye, tapınağa gitmek yeterli değildir !

    17. İNSAN : Yukarıdan beri anlattığımız 17 varlık arasında ne yazık ki en az ilgilenilen varlık Allah ve insandır. İşte bu yüzden son iki maddeye sıralandı. Bu da şunu gösterir ki insanoğlu kadir kıymet bilmiyor. İlgi gösteren ve seven insana değer verilmiyor, belki küçümseniyor. Zalimlere para ve çıkar için hizmet daha makbul görülüyor. Sanki Allah’ın hesap sorma zamanı uzakta veya etkisi azmış gibi bir vehim içinde yaşanılıyor. Alemlerin Rabbi kesinlikle nimetlerden, en küçük veya en büyük yapılan her şeyden hesap soracak. Kıyamet, Hesap Günü yaklaştı. Uykudan uyanma zamanı. Hayatın anlamını, bu gezegene niçin geldiğimizi, nereye gideceğimizi ve varlıklara değer biçme ve borç ödeme zamanı, haydin namaza, haydin kurtuluşa!...

    Bu tespitleri paylaşan bendeniz, hayatım boyunca erkek olsun kadın olsun, yaşlı olsun genç olsun insanlara gösterdiğim ilgi, sevgi ve yardımın ancak % 10’ unu görmüşümdür. Zengin, mevki sahibi ve meşhur kişiler dışındaki insanlara maalesef bir değer verilmiyor! Hayatın acı gerçeği bu! “Benim çevrem geniş, 100 arkadaşım var, neşemiz iyi, çoğu zaman birlikteyiz !” diyenlere, “Felakete uğradıktan sonra beni bir ara, fırtınalı havada seninle bir sohbet edelim!” derim. Şöyle bir düşün; bunca güzellikleri yaratan Allah’tan kaçan insan nefsi, dertli, borçlu, hasta insana ilgi ve yakınlık gösterir mi ve gösterse bile ne kadar sabreder? Bütün kainatı seyrettik;seraplar kayboldu,en sonunda Allah ve insan kaldı !..

    İnsan, cin, hayvan, yıldız, gezegen, galaksi, her şey ölür…Yalnız Allah’ın zatı ölümsüz kalır. Her şey Allah’tan bir yansımadır; varlıklar, bir rüya, hayal ve gölge gibidir. Bir düşünür, “Hayatta en zor şey, insanın kendini tanımasıdır” demiş. Ama bu çoğu kimsenin umursamadığı, fark etmediği bir şey. Yani belki de şudur: Yaratıcı’ya ulaşılan sır kapısı, kayıp ülkeye açılan kapı içimizde fakat çoğu kimse onu aramıyor, O’na ulaşmaya çalışmıyor, diğer bir deyişle önemsemiyoruz! Etrafımızda o kadar çekici ve göz boyayıcı şey var ki sarhoş olmuşuz, tutkulara esir olmuşuz, dünya perdesinin ardındaki gerçekleri göremiyoruz. Haydi uyanalım!.. İçimizdeki ‘Kayıp Ülke’ ye açılan kapıya doğru serüvene başlayalım!

    Selamlarımla,

    Memduh Özcan, Öğretmen Yazar 30.05.2010

    Yazar: Memduh Özcan

    Eklenme tarihi: 2010-07-25 18:57

      3 kişi bu yazıyı sizin de okumanızı önerdi...

    Bu yazıyı toplam 183 kişi okudu (Bugün 1 kişi)

    KONUYLA İLGİLİ RESİMLER



    Resim Eklemek İçin TIKLAYIN



     
    Hemoroidle yaşamak zorunda değilsiniz...
    İkinci kutuya ihtiyaç duymayacaksınız.

    REKLAM

     
    Y o r u m l a r (0) Yorum YAZIN
    (Yukarıda yer alan yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir, allturk.net sitesinin görüşlerini yansıtmaz. Uygunsuz ifadeler içeren mesajlar moderatör tarafıdan silinir.)

    Oy Kullanacağınız Yeri Öğrenin


    Anket: 12 Eylülde Yapılacak Referandumda Oyunuz Ne Olacak?






      

    SİZİN YAZILARINIZ
    Nevzat Özer
    Sınav Çocukları…

    Erdil Ünsal
    Bertaraf Olmak

    Cihat Kopmaz
    Bizim Çocuklar Oylarının Rengini Açıkladı!

    Kahraman Alpak
    Güvenmek

    Memduh Özcan
    Eğitim Aracının Tekerleri

    NEVZAT ÖZER
    Bizimkisi bir Apartman Hikâyesi, Gri ve Mat…

    Ömer Coşkun
    Gelinlik

    RuZgARiNKiZi
    Bizim Zamanımız(da)

    Ahmet Filibeli
    Herkes Gider Mersine Biz Gideriz Tersine

    Mehmet Öztürk
    Sevgi Üzerine

    TÜM YAZILAR

    Gazetelerin Birinci Sayfalarını OKU

    Resim Galerisi
    Yılın 250. günü, 36. haftası, Kalan gün: 115

    Günün Yemeği: Et Sote

    Günün Sözü:
    Bir okul açan, bir hapishane kapatmiş olur. [VICTOR HUGO]

    Tarihte Bugün

    SON YORUMLAR

    Şakir Konuşkan: OGS ve KGS postmodernizmi

    Selim Umut: iPhone, Hekimler ve Sağlığımız

    Mustafa Yiğit Sancaktar: Genel Af Yetkisi Babanızın Malı mı?

    Türk Büyükelçilikleri




    © 2009-2010, allTurk Corp., 1021 Main St, Houston, TX 77002

            Magazin