Giriş Sayfam Yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle allTurk Portal'ına Hoşgeldiniz ! Ücretsiz Üye Olun  |   Giriş Yap
07 Eylül 2010, Salı Sidney: 23:21   |   Tokyo: 21:21   |   İstanbul: 15:21   |   Londra: 12:21   |   New York: 07:21   

 
Ücretsiz Üye olmak için TIKLAYIN
Kullanıcı Adı:
Şifre:  
Kaydımı Sil     Şifremi Unuttum
Sitenize Eklemek İçin Tıklayın
?!?!: İnsanlar yiyeceklerini niçin pişirerek yerler?
BÖLÜMLER
HABERLER
  • Tüm Gazete Manşetleri
  • Tarihte Bugün
  • Dünya
  • Türkiye
  • FOTO GALERİ
    YEMEK TARİFİ
  • Balık Yemekleri
  • Çorbalar
  • Etliler
  • Genel Bilgiler
  • Hamur İşleri
  • İçecekler
  • Kek-Pastalar
  • Makarna-Pilavlar
  • Salatalar
  • Sebzeliler
  • Sos - Garnitürler
  • Tatlılar
  • Tavuk-Hindi
  • Yumurta Tarifleri
  • Bebek Yemekleri
  • Diet Yemekleri
  • Ramazan Yemekleri
  • Şeker Hastaları İçin
  • İLANLAR
    NE? NEREDE?
    FORUM
    ÖNEMLİ ADRESLER
  • Gerekli İnternet Adresleri
  • Türk Büyükelçilikleri
  •  

    EN ÇOK OKUNANLAR
     

    Gençlerde ilke bırakılmadı

    John Keynes, Adam Smith ve Karl Marks gibi iktisat doktrini yaratan bilim adamları, genellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomik politikalarını oluşturmalarına yardımcı olmak bakımından iktisadi doktrinler geliştirdiler. Bu geliştirilen iktisadi doktrinler, gelişmekte olan ülkelerden daha çok, gelişmiş ülkelerin mali emperyalist düşüncelerine faydası oldu. Globalleşme hareketi de, gelişmekte olan ülkelerin anılan ekonomik doktrinleri, iç dinamiklerine uygulamalarına fırsat vermeden gelişen bilgisayar teknolojilerinin yardımıyla, onları sardı ve bu durum ülkelerde işsizliğin artmasına neden oldu. Bilgisayar teknolojisindeki gelişme bankacılık ve hizmet sektöründe işlerin süratinin arttırmasına katkısı olmasına karşın, işgücünün yerini alarak, işten çıkarma ve erken emekli etmeyi yaygınlaştırdı.

    Gençlerin meslekte yükselme ve gelişme ideali ve heyecanı, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra da tamamen söndü, ilkesiz ve amaçsız bir gençlik ortaya çıkardı. Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ailelerin rızkından arttırarak okuttuğu, ülke bürokrasisinde yetişmiş, mürekkep yalamış üniversite mezunu uzman kişiler dururken, yurtdışından prensler getirdi ve bankacılık sektörüne üst düzey yönetici yaptı. Turgut Özal’ın bu prensleri üst düzey bankacılık makamlarına yerleştirmesi, ülke koşullarında yetişmiş üniversite mezunu uzman kişilerin çalışma azim ve şevkini kırdı. Ayrıca, bu ithal prenslerin bir kaçı genel müdürü olduğu bankaları hortumlayarak yurtdışına kaçtılar. Buna bir de rahmetli başbakan Bülent Ecevit’in yurtdışından Kemal Derviş’i getirerek ülkenin siyasi parti düzenine monte etme girişimi, siyasi partileri böldü ve ekonomik istikrarsızlığı arttırdı.

    Ülkemiz gençleri işsizlikle mücadele ederken, globalleşmenin yaygınlaşması ve arkasından da dünyada global mali krizin baş göstermesi, paradan para kazanları iflasa sürükledi. 1950 lerde çocukluğumuzda, % 80 öz sermayesi olmadan mahallemizde bir bakkalın açıldığını görmek olası değildi. Ne zaman ki T. Özal bankacılık kredileri ve teşvikleri çıktı, işadamları % 20 si öz sermaye % 80 i banka kredileri olmak üzere iş yapmaya kalktılar mertlik bozuldu. Çoğu işadamı, düşük faizle aldıkları Kalkınma Bankası kredi faizlerini bile zamanında ödemeyerek, faizi ödemek için özel bankalardan daha yüksek faizle kredi alarak borçlarını ödemeye kalktılar ve yol tıkandı. Bu duruma bağlı olarak ta işsizlik oranı hızla yükseldi.

    Bir ülke düşünün eğriler, istemiyerek te olsa doğru olarak nitelenmeye başladı ve kabul gördü. Özellikle, gelişmekte olan ülkelerin sosyal hayatında değer verme sistemi yozlaştı ve emek sarf etmeden para kazanma arzuları arttı. Genç nesilde argo ve hitap erozyonu yaratmış olan Recep İvedik filminin hasılat rekoru kırması ve manken tavlayan işadamlarını gösteren televole tv programları, gençleri hemen kısa zamanda köşe dönecek işlere yönelmeyi özendirmeye örnek olarakgösterilir hale geldi.

    Mecut, kısıtlı kalan istihdam sektörüne alınacak gençleri işe alma mülakat ve sınavlarında, “sen laik yoksa, antilaik kesimden misin”i irdeleyecek şekilde sorular sorularak işe alınmada taraf tutma yoluna gidilmesi, işsizliği artıran etkenlerden biri oldu. Ayakkabısının topuğuna basarak işe gelen ve memurin hizmette bulunma süreleri yetersiz olduğu halde, o makama vekaleten atanarak makam işgal eden badem bıyıklı amirler devri yaratıldı. Genellikle, Bogaziçi ve ODTÜ gibi ingilizce eğitim veren üniversite mezunları, kalitesiz ve iktidara endeksli amirler ortamlarında çalışmaktansa, iş bulmak için yurtdışına göç etmeyi yeğledi. Memuriyet süresi o makam için yetmeyen badem bıyıklılara vekaletle görev verildiği bir ortamda, kamu sektöründe iş bulan gençler de daha başvurularının mürekkebi kurumadan, iktidar partisini arkasına alarak müdür olmadan daire başkanı, daire başkanı olmadan kısa zamanda genel müdür olmayı ister oldu.

    Böylece, hiyerarşik sisteme ve liyakata dayanan devlet memurluğu kıstası, iktidar parti yandaşlığına dönüştürüldü.

    Yazar: Erdil Ünsal

    Eklenme tarihi: 2010-07-23 17:40

      1 kişi bu yazıyı sizin de okumanızı önerdi...

    Bu yazıyı toplam 284 kişi okudu (Bugün 1 kişi)

    KONUYLA İLGİLİ RESİMLER



    Resim Eklemek İçin TIKLAYIN



     
    Hemoroidle yaşamak zorunda değilsiniz...
    İkinci kutuya ihtiyaç duymayacaksınız.

    REKLAM

     
    Y o r u m l a r (3) Yorum YAZIN
    Misafir (2010-08-22 14:53)
    1990ların ilk yarısında dünyadaki devlete bağlı kuruluşların neredeyse %80'i özelleştirildi. yani bu özelleştirme işi Türkiye'ye özgü birşey değil, bu sitede kitaplar böümünde ceoların bilgeliği diye biryazı var, bence bir göz atmak gerek

    Bu yoruma katılıyor musunuz?  
    çölyak (2010-07-24 15:12)
    belki baştaki tekolojı kaşıtı söylemler yanlış olsa da (bir bilgisayar programcısı olarak) diger yazılarınıza kesinlikle katılıyorum.Ayrıca youm kesinlikle yanlış türkler dış ülkelerde topragını, şirketlerini satan özelleştiren devlet olarak anılıyor malesef.

    Bu yoruma katılıyor musunuz?  
    Misafir (2010-07-23 22:58)
    kusura bakmayın ama günümüz dünyasının genelini yansıtmayan yorumlar bunlar. özal olmasaydı: şahin mi doğan görünümlü şahin mi alırdınız bilmem ama yollarda yabancı araba göremeyeceğiniz kesin.. gözünüzü dünyaya çevirin, bilgisayarın işten çıkarmaları arttırmasına değil günümüz gençlerinin bilgisayarı eğlence aracı olarak kullanmasına laf söyleyin, bilgisayar programcılığı biliyordu da o genci de mi işten attılar, Türklerin dış ülkelerde yaptığı güzel şeylere bakın, Türkiye dünyada tanınmaya başladı hem de rakı şiş kebapla değil ticaret ve bilimsel faaliyetlerle. ümitvar olun gelecek bizimdir...

    Bu yoruma katılıyor musunuz?  
    Y o r u m l a r (3) Yorum YAZIN
    (Yukarıda yer alan yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir, allturk.net sitesinin görüşlerini yansıtmaz. Uygunsuz ifadeler içeren mesajlar moderatör tarafıdan silinir.)

    Oy Kullanacağınız Yeri Öğrenin


    Anket: 12 Eylülde Yapılacak Referandumda Oyunuz Ne Olacak?






      

    SİZİN YAZILARINIZ
    Nevzat Özer
    Sınav Çocukları…

    Erdil Ünsal
    Bertaraf Olmak

    Cihat Kopmaz
    Bizim Çocuklar Oylarının Rengini Açıkladı!

    Kahraman Alpak
    Güvenmek

    Memduh Özcan
    Eğitim Aracının Tekerleri

    NEVZAT ÖZER
    Bizimkisi bir Apartman Hikâyesi, Gri ve Mat…

    Ömer Coşkun
    Gelinlik

    RuZgARiNKiZi
    Bizim Zamanımız(da)

    Ahmet Filibeli
    Herkes Gider Mersine Biz Gideriz Tersine

    Mehmet Öztürk
    Sevgi Üzerine

    TÜM YAZILAR

    Gazetelerin Birinci Sayfalarını OKU

    Resim Galerisi
    Yılın 250. günü, 36. haftası, Kalan gün: 115

    Günün Yemeği: Et Sote

    Günün Sözü:
    Bir okul açan, bir hapishane kapatmiş olur. [VICTOR HUGO]

    Tarihte Bugün

    SON YORUMLAR

    Şakir Konuşkan: OGS ve KGS postmodernizmi

    Selim Umut: iPhone, Hekimler ve Sağlığımız

    Mustafa Yiğit Sancaktar: Genel Af Yetkisi Babanızın Malı mı?

    Türk Büyükelçilikleri




    © 2009-2010, allTurk Corp., 1021 Main St, Houston, TX 77002

            Magazin