|
|
Gençlerde ilke bırakılmadı John Keynes, Adam Smith ve Karl Marks gibi iktisat doktrini yaratan bilim adamları, genellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomik politikalarını oluşturmalarına yardımcı olmak bakımından iktisadi doktrinler geliştirdiler. Bu geliştirilen iktisadi doktrinler, gelişmekte olan ülkelerden daha çok, gelişmiş ülkelerin mali emperyalist düşüncelerine faydası oldu. Globalleşme hareketi de, gelişmekte olan ülkelerin anılan ekonomik doktrinleri, iç dinamiklerine uygulamalarına fırsat vermeden gelişen bilgisayar teknolojilerinin yardımıyla, onları sardı ve bu durum ülkelerde işsizliğin artmasına neden oldu. Bilgisayar teknolojisindeki gelişme bankacılık ve hizmet sektöründe işlerin süratinin arttırmasına katkısı olmasına karşın, işgücünün yerini alarak, işten çıkarma ve erken emekli etmeyi yaygınlaştırdı.
Gençlerin meslekte yükselme ve gelişme ideali ve heyecanı, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra da tamamen söndü, ilkesiz ve amaçsız bir gençlik ortaya çıkardı. Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ailelerin rızkından arttırarak okuttuğu, ülke bürokrasisinde yetişmiş, mürekkep yalamış üniversite mezunu uzman kişiler dururken, yurtdışından prensler getirdi ve bankacılık sektörüne üst düzey yönetici yaptı. Turgut Özal’ın bu prensleri üst düzey bankacılık makamlarına yerleştirmesi, ülke koşullarında yetişmiş üniversite mezunu uzman kişilerin çalışma azim ve şevkini kırdı. Ayrıca, bu ithal prenslerin bir kaçı genel müdürü olduğu bankaları hortumlayarak yurtdışına kaçtılar. Buna bir de rahmetli başbakan Bülent Ecevit’in yurtdışından Kemal Derviş’i getirerek ülkenin siyasi parti düzenine monte etme girişimi, siyasi partileri böldü ve ekonomik istikrarsızlığı arttırdı.
Ülkemiz gençleri işsizlikle mücadele ederken, globalleşmenin yaygınlaşması ve arkasından da dünyada global mali krizin baş göstermesi, paradan para kazanları iflasa sürükledi. 1950 lerde çocukluğumuzda, % 80 öz sermayesi olmadan mahallemizde bir bakkalın açıldığını görmek olası değildi. Ne zaman ki T. Özal bankacılık kredileri ve teşvikleri çıktı, işadamları % 20 si öz sermaye % 80 i banka kredileri olmak üzere iş yapmaya kalktılar mertlik bozuldu. Çoğu işadamı, düşük faizle aldıkları Kalkınma Bankası kredi faizlerini bile zamanında ödemeyerek, faizi ödemek için özel bankalardan daha yüksek faizle kredi alarak borçlarını ödemeye kalktılar ve yol tıkandı. Bu duruma bağlı olarak ta işsizlik oranı hızla yükseldi.
Bir ülke düşünün eğriler, istemiyerek te olsa doğru olarak nitelenmeye başladı ve kabul gördü. Özellikle, gelişmekte olan ülkelerin sosyal hayatında değer verme sistemi yozlaştı ve emek sarf etmeden para kazanma arzuları arttı. Genç nesilde argo ve hitap erozyonu yaratmış olan Recep İvedik filminin hasılat rekoru kırması ve manken tavlayan işadamlarını gösteren televole tv programları, gençleri hemen kısa zamanda köşe dönecek işlere yönelmeyi özendirmeye örnek olarakgösterilir hale geldi.
Mecut, kısıtlı kalan istihdam sektörüne alınacak gençleri işe alma mülakat ve sınavlarında, “sen laik yoksa, antilaik kesimden misin”i irdeleyecek şekilde sorular sorularak işe alınmada taraf tutma yoluna gidilmesi, işsizliği artıran etkenlerden biri oldu. Ayakkabısının topuğuna basarak işe gelen ve memurin hizmette bulunma süreleri yetersiz olduğu halde, o makama vekaleten atanarak makam işgal eden badem bıyıklı amirler devri yaratıldı. Genellikle, Bogaziçi ve ODTÜ gibi ingilizce eğitim veren üniversite mezunları, kalitesiz ve iktidara endeksli amirler ortamlarında çalışmaktansa, iş bulmak için yurtdışına göç etmeyi yeğledi. Memuriyet süresi o makam için yetmeyen badem bıyıklılara vekaletle görev verildiği bir ortamda, kamu sektöründe iş bulan gençler de daha başvurularının mürekkebi kurumadan, iktidar partisini arkasına alarak müdür olmadan daire başkanı, daire başkanı olmadan kısa zamanda genel müdür olmayı ister oldu.
Böylece, hiyerarşik sisteme ve liyakata dayanan devlet memurluğu kıstası, iktidar parti yandaşlığına dönüştürüldü.Yazar: Erdil Ünsal
Eklenme tarihi: 2010-07-23 17:40 1 kişi bu yazıyı sizin de okumanızı önerdi...
Bu yazıyı toplam 284 kişi okudu (Bugün 1 kişi) | KONUYLA İLGİLİ RESİMLER 
|
|
Oy Kullanacağınız Yeri Öğrenin

Anket: 12 Eylülde Yapılacak Referandumda Oyunuz Ne Olacak?
Gazetelerin Birinci Sayfalarını OKU  Yılın 250. günü, 36. haftası, Kalan gün: 115 Günün Yemeği: Et Sote Günün Sözü: Bir okul açan, bir hapishane kapatmiş olur. [VICTOR HUGO] Tarihte Bugün Şakir Konuşkan: OGS ve KGS postmodernizmi Selim Umut: iPhone, Hekimler ve Sağlığımız Mustafa Yiğit Sancaktar: Genel Af Yetkisi Babanızın Malı mı?
|