|
|
Gıcıklığımız Google’a mı? İsrail’e mi? Churchill’in “Paranoyak değiliz ama takip edildiğimiz de bir gerçek” sözü tam da günümüzde yaşadıklarımıza uyuyor bence.
Önce google'ın youtube sitesine kıl olduk, kıl olmakta da son derece haklıydık: Atatürk’e hakaret içeren videoları sitelerinde yayınlıyorlardı, gerçi hiç kimse başka bir ülkenin liderini o ülkenin insanları kadar sahiplenmek zorunda değildi ama bu durum bir devletin kurucusuna hakaret içeren videolar yayınlamayı da masum gösteremezdi sonuçta. Bunun yanında youtube; copyright deyip vs deyip bir çok videoyu sitesinden kaldırıyor, hakaret içeren o videoların da tamamını kaldırsa kimse niye kaldırdın demezdi, ama yapmadılar. Biz ne yaptık: sadece o videoların yer aldığı sayfaların Türkiye’den erişimini iptal edebilecekken tüm siteye erişimi yasakladık, hem de adres bazında değil ip bazında yaptık bu işi. Sonuç ortada Türkiye youtube’a erişimi yasakladı ve sitenin günlük tıklanma sayısı şu an için 2 milyar. Dünyada yaklaşık 4 milyar bilgisayardan internete ulaşıldığı söyleniyor, yani internete bağlı her iki bilgisayardan birisi youtube’u hergün ziyaret ediyor. Türkiye’de yaklaşık 20 milyon internet kullanıcısı olduğuna göre youtube’ı yasaklamamış olsaydık, yaklaşık 10 milyon daha fazla tıklama şansına sahip olurlardı, yani yaklaşık olarak binde 5’lik bir artıştan mahrumlar. Sanırım bu rakamı pek kale almıyorlar ki taleplerinizi değerlendireceğiz deyip olayı geçiştiriyorlar.
Sonra birden google’ın Türkçe yayınlanan sitelerdeki reklamları dikkatimizi çekti, olanlar da zaten bundan sonra oldu. Mantık basitti “bu ülkenin insanları sayesinde para kazanıyorsanız bu ülkeye vergi ödeyeceksiniz”. Bu mantık benim de hoşuma gitti doğrusu: Brüksel’de bir toplantıya gittiğimde kaldığım otel aklıma geldi. Son derece sıradan bu otelde kaldığım hergün için 80 Euro’ya yakın para ödediğimi hatırladım: Otele kalabalık bir Türk heyeti olarak gittiğimiz için o otelin Türk insanı sayesinde para kazandığını ama vergisini Belçika devletine ödediğini düşündükçe rahatsız olmuyor değilim. Yetkililerin o otele de el atmasını ve vergi cezası kesmesini hasretle bekliyorum.
Google Türkiye’de ofis açsın (ki ofisi zaten var) ve Türkiye’deki reklam işlerini bu ofis üzerinden yürütsün ve vergi ödesin, zaten 20 civarında ülkede bu şekilde faaliyet gösteriyor deniyor. O ülkelere sormak lazım onlar da mı google’ı tehdit edip, yasaklamışlar, ceza yazmışlar ve google’ın ülkelerinde ofis açmalarını sağlamışlar?
Aslında bu olaylar böyle sürüp giderdi bence, ama farklı bir şey oldu, google bu olayların üzerine Türkiye’nin gönlünü hoş etmeye çalışacağına daha da rahatsız edici birşey yaptı: ücretsiz hizmetlerinin bir kısmını daha önce Türkiye’de yasaklanmış olan ip’lerin üzerinden sunmaya başladı. Bu durum sadece ilgili hizmetlere (doküman, harita ve gibi) Türkiye’den erişimi engellemekle kalmadı, Türkiye’de google analytics gibi hizmetlerden yararlanan internet sitelerinin hızında da belirgin bir yavaşlama ortaya çıktı ve ülke genelindeki internet hızı da etkilendi, çünkü anlık veri akışında tıkanıklıklar yaşanmaya başlandı. Bu sürecin verdiği maddi zararı da konunun uzmanları oturup hesaplamalılar bence.
Bu arada hiç aklınıza geldi mi bilmiyorum: facebook, yahoo veya Microsoft (Hotmail servisi için) Türkiye’ye vergi ödüyor mu? Cevap tabii ki hayır. Peki biz niye google’a kitlendik, diğerlerini niye dikkate almıyoruz sizce?
Yazının başındaki sözden yola çıkarak ve biraz da paranoyak bir yaklaşımla sormak istiyorum: acaba google ile yaşadığımız sorunlarda google’ın kurucularından birisi olan (zaten iki kişiler) yahudi Larry (Lawrence) Page’in bi ilişkisi var mıdır, her tür veriyi depolayan, sunucu (server) sayısı milyonu aşan, cep telefonları için de yazılım geliştirmeye çalışan (android), uluslar arası genetik testler yapan bir firmaya (23andME) ortak olan bir internet arama motoru acaba gelecekte kurulması planlan bir dünya düzeninin temellerini atma sürecinde rol alıyor olabilir mi?
Dedim ya “Paranoyak değiliz ama takip edildiğimiz de bir gerçek”, benimkiler de sadece kuruntu işte…Yazar : Selim Umut Eklenme tarihi: 2010-06-29 01:04
5 kişi bu yazıyı sizin de okumanızı önerdi...
Bu yazıyı toplam 415 kişi okudu (Bugün 1 kişi) |
|
|
Oy Kullanacağınız Yeri Öğrenin

Anket: 12 Eylülde Yapılacak Referandumda Oyunuz Ne Olacak?
Gazetelerin Birinci Sayfalarını OKU  Yılın 250. günü, 36. haftası, Kalan gün: 115 Günün Yemeği: Et Sote Günün Sözü: Bir okul açan, bir hapishane kapatmiş olur. [VICTOR HUGO] Tarihte Bugün Şakir Konuşkan: OGS ve KGS postmodernizmi Selim Umut: iPhone, Hekimler ve Sağlığımız Mustafa Yiğit Sancaktar: Genel Af Yetkisi Babanızın Malı mı?
|