|
|
Mondros Ateşkes Antlaşmasına Tepkiler Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, buralardaki istihkamlar İtilaf Devletleri tarafından işgal edecek (İstanbul ile Anadolu arasındaki bağlantı koparılmıştır).
Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması dışında tüm askeri birlikler terhis edilecek (Osmanlı Devleti'nin direnme gücü ortadan kalkmıştır).
Bütün liman ve tersaneler, Toros tünelleri, demir yolları, telgraf istasyonları İtilaf Devletleri’nin denetimine verilecektir (İşgaller sırasında Türk halkının karşı koyması engellenmek istenmiştir).
Osmanlı savaş gemileri, ağır silahlar ve cephaneler İtilaf Devletleri’nin gözetiminde olacaktır.
Anadolu dışında kuvvetler en yakın İtilaf Devleti birliğine teslim olacaktır.
İtilaf Devleti ve Ermeni esirler derhal serbest bırakılacak, Türk esirler bırakılmayabilecektir (Devletlerin eşitliği kuralına uyulmamıştır).
Doğudaki altı vilayette (Van, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Sivas) karışıklık çıkarsa oralar da işgal edilecek (Bu bölgenin Ermenilere verilmesine zemin hazırlanmıştır).
İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehlikeye düşürecek herhangi bir olay olursa istedikleri yerleri işgal edebilecek. (İtilaf Devletleri’nin Anadolu topraklarını işgaline gerekçe oluşturulmuştur).
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir.
Paris Konferansı; İtilaf Devletleri I. Dünya Savaşı'ndan sonra yenilen devletlerle yapacakları barış antlaşmalarının esaslarını belirlemek üzere Paris'te toplandılar. Konferans sonunda;
Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile yapılacak barışın esasları belirlendi.
İzmir'in Yunanistan'a verilmesi kararlaştırıldı.
Manda ve himaye sistemi kabul edildi.
Milletler Cemiyeti kuruldu.
Osmanlı Devleti ile yapılacak barışı ise aralarındaki bazı anlaşmazlıklardan dolayı sonraya bıraktılar.
İşgaller ve Cemiyetler
İtilaf Devletleri Mondros'tan hemen sonra ateşkesin yedinci maddesine dayanarak işgallere başladılar. İlk olarak İngilizler Musul'u aldı. 13 Kasım 1918'de İtilaf donanması İstanbul önlerine geldi. (Aynı gün Mustafa Kemal de İstanbul'a gelmiş, işgal donanmasını görünce “Geldikleri gibi giderler” demiştir.
İşgaller bununla sınırlı kalmadı. Fransızlar; İskenderun, Dörtyol, Antep, Maraş, Urfa ve Adana'yı, İtalyanlar Antalya ve çevresini işgal ettiler. Ancak en çok tepki çeken işgal Yunanlıların işgali oldu.
Yunalılar İtilaf Devletleri donanmasının desteğinde 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal ettiler. Bu olay Türk halkının sert tepkisine yol açtı. Yunanlılar İzmir ve çevresinde işgal ettikleri yerlerde büyük katliamlara giriştiler. Bölgede yaşayan Rumlar da Yunan ordusunu desteklediler. Bunun üzerine bölgedeki Türk halkı Kuvay-ı Milliye birlikleri kurarak silahlı direnişe başladı.
İşgallere Karşı Tepkiler ve Cemiyetler
Azınlıkların Tutumları
Osmanlı topraklarında yaşayan azınlıklardan Rumlar ve Ermeniler Mondros'tan sonra ortaya çıkan durumdan yararlanmak istediler. Bunların temel amacı ya işgalleri kolaylaştırmak ya da bağımsız devlet kurmaktı. Azınlıklar işlerini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli cemiyetler kurdular. Bunlar;
Mavri Mira: Rumlar tarafından Batı Anadolu ve Trakya'yı Yunanistan'a katmak için kuruldu.
Pontus Rum: Trabzon ve çevresinde Rum devleti kurmak için oluşturuldu.
Etnik-i Eterya: Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmak için kuruldu.
Ermeni Taşnak ve Hınçak: Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesi için çalışmıştır. Ayrıca Çukurova çevresinde bir Ermeni devleti kurmak için Ermeni İntikam Alayı oluşturuldu.
İstanbul Hükümeti'nin Tutumu
İstanbul Hükümeti işgaller karşısında tamamen sessiz kaldı. Onlara göre işgalci güçlere karşı koymak imkansızdı. Osmanlı Devleti'nin devamı, padişah - halifenin varlığı her şeyden önemliydi. Bu nedenle tamamen yok olmaktansa küçük bir toprak parçası üzerinde büyük devletlerden birinin himayesinde de olsa devletin varlığını devam ettirmek önemliydi. İtilaf Devletleri’ne karşı gelmek onların isteklerini daha da artırabilirdi.
Sayfalar : [ 1 ] 2 Eklenme tarihi: 2009-12-12 20:17 2 kişi bu yazıyı sizin de okumanızı önerdi...
Bu yazıyı toplam 410 kişi okudu (Bugün 2 kişi) | KONUYLA İLGİLİ RESİMLER 
|
|
Oy Kullanacağınız Yeri Öğrenin

Anket: 12 Eylülde Yapılacak Referandumda Oyunuz Ne Olacak?
Gazetelerin Birinci Sayfalarını OKU  Yılın 249. günü, 36. haftası, Kalan gün: 116 Günün Yemeği: ELBASAN TAVA Günün Sözü: Bir okçu hedefini şaşirdiginda dönüp kendine bakar. Hedefin vurulamamasi, hedefin suçu degildir. Isabetinizi arttirmak için kendinizi geliştirmelisiniz. [Gilbert Arland] Tarihte Bugün Şakir Konuşkan: OGS ve KGS postmodernizmi Selim Umut: iPhone, Hekimler ve Sağlığımız Mustafa Yiğit Sancaktar: Genel Af Yetkisi Babanızın Malı mı?
|