Giriş Sayfam Yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle allTurk Portal'ına Hoşgeldiniz ! Ücretsiz Üye Olun  |   Giriş Yap
06 Eylül 2010, Pazartesi Sidney: 00:03   |   Tokyo: 22:03   |   İstanbul: 16:03   |   Londra: 13:03   |   New York: 08:03   

 
Ücretsiz Üye olmak için TIKLAYIN
Kullanıcı Adı:
Şifre:  
Kaydımı Sil     Şifremi Unuttum
Sitenize Eklemek İçin Tıklayın
?!?!: Kanımız kırmızı iken damarlarımız niçin mavi?
BÖLÜMLER
HABERLER
  • Tüm Gazete Manşetleri
  • Tarihte Bugün
  • Dünya
  • Türkiye
  • FOTO GALERİ
    YEMEK TARİFİ
  • Balık Yemekleri
  • Çorbalar
  • Etliler
  • Genel Bilgiler
  • Hamur İşleri
  • İçecekler
  • Kek-Pastalar
  • Makarna-Pilavlar
  • Salatalar
  • Sebzeliler
  • Sos - Garnitürler
  • Tatlılar
  • Tavuk-Hindi
  • Yumurta Tarifleri
  • Bebek Yemekleri
  • Diet Yemekleri
  • Ramazan Yemekleri
  • Şeker Hastaları İçin
  • İLANLAR
    NE? NEREDE?
    FORUM
    ÖNEMLİ ADRESLER
  • Gerekli İnternet Adresleri
  • Türk Büyükelçilikleri
  •  

    EN ÇOK OKUNANLAR
     


    1  5  7  A  B  C  Ç  D  E  F  G  H  I  İ  J  K  L  M  N  O  Ö  P  R  S  Ş  T  U  Ü  V  Y  Z  

    Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide) (1896-1901)

    Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895 sonlarında derginin başına Tevfik Fikret’i getirir.

    Tanzimat’la birlikte başlayan edebiyatı Avrupa ruhu ve tekniği içinde yenileştirme hareketi, 1896-1901 yılları arasında, Servet-i Fünun dergisi etrafında, Recaizade önderliğinde toplanan yeni nesille ikinci bir hamle yapmıştır.

    Bu nesli Ali Ekrem, Cenap Şahabettin, Süleyman Nazif, Mehmet Rauf, Tevfik Fikret, Hüseyin Cahit, Ahmet Hikmet, Faik Ali, Celâl Sahir, Hüseyin Suat oluşturur. Sonradan Halit Ziya da bu gruba katılmıştır.

    Dönem, 2. Abdülhamit’in istibdat dönemidir. Dönemin bu özelliği sebebiyle edebiyatçılar içe dönük davranmış, kişisel konuları, içliliği, aşkı, karamsarlığı, hayal kırıklığını, tabiat güzelliklerini, melânkoliyi ve üzüntüyü işlemişler; toplumsal sorunlara değinmemişlerdir. Adeta yüksek zümre edebiyatı gibidir. Bunda Recaizade’nin büyük etkisi vardır.

    Servet-i Fünuncu ve Edebiyat-ı Cedideciler denilen grup, Fransız edebiyatının özelliklerini büyük ölçüde Türk edebiyatına adapte etmeye çalışmışlardır. Fransız realizmi örnek alınmıştır.

    Tanzimat döneminde başlayan ve benimsenen, dildeki yabancı unsurları ayıklayarak sade Türkçe'ye geçiş hareketi bu devirde durmuş, Arapça ve Farsça kelimelere yeniden itibar edilmeye başlanmıştır.

    Tanzimatçıların birinci dönem sanatçıları, sanat toplum içindir prensibini benimserken, Servet-i Fünuncular ise Tanzimat’ın ikinci dönemindeki gibi sanat sanat içindir prensibi ile hareket etmişlerdir.

    Topluluğun üslûbu süslü ve sanatlı; ruh ve ifade tarzı ise Avrupai'dir.

    Şiirde aruz vezni kullanılmakla birlikte, nazım şekillerinde ve konularda büyük yenilikler yapılmıştır. nazmı nesre yaklaştırmışlar, beyit bütünlüğü yerine konu bütünlüğünü esas almışlardır. Bir cümle birkaç dizede/beyitte tamamlanabilir.

    Fransız şiirinden alınan sone ve terza-rima gibi şekiller ve serbest müstezat çokça kullanılmıştır.

    Kafiyede kulak kafiyesi benimsenmiştir.

    Romanda ve hikâyede batılı anlamda başarılı örnekler verilmiştir.

    Romanda tahlile ve teferruata yer verilmiş, modern kısa hikayenin ilk örnekleri bu dönemde şekillenmiştir.

    Roman ve hikâyede olaylar ve kişiler tamamen İstanbul'a, seçkin tabakaya aittir.

    Romanda realizmden, şiirde parnasizm ve sembolizmden etkilenmişlerdir.

    Bu dönemde gazetenin yerini dergiler almıştır: Servet-i Fünun, Malûmat, Mektep, Mütalâa, Hazine-i Fünun, Resimli Gazete...

    Şiir, roman, hikâye, tiyatro, tenkit ve hatırat türlerinde başarılı eserler veren Servet-i Fünun temsilcilerinin en tanınmışları,

    Şiirde Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin, Süleyman Nazif;

    Roman ve hikâyede Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu'dur.

    Servet-i Fünun edebiyatına katılmayarak gene batılı anlayışla eserler verenler arasında Ahmet Rasim hatırat türü ile, Hüseyin Rahmi Gürpınar İstanbul'u anlatan romanları ile yeni Türk edebiyatını desteklemişlerdir.

    Servet-i Fünun dergisinin 1901’de kapatılmasıyla topluluk da dağılır.





    Dönemin Sanatçıları

    Tevfik Fikret (1867-1915)

    Recaizade ve Hamit’in tesiriyle batılı şiire yönelmiştir.

    Servet-i Fünun’un şiirdeki en önemli temsilcisidir.

    İlk şiirlerinde ferdî konuları (aşk, acıma, hayal kırıklığı...) işler topluluktan ayrı yazdığı şiirlerde toplumsal konulara yönelir. Bu anlayışla yazdığı şiirlerinde temalar, hürriyet, medeniyet, insanlık, bilim, fen ve tekniktir. Sis, Halûk’un Vedaı, Tarih-i Kadim, Halûk’un Amentüsü adlı şiirlerinde bu konuları işler.

    Sayfalar :  [ 1 ]   2   3   4 


    Eklenme tarihi: 2010-03-26 16:50

      1 kişi bu yazıyı sizin de okumanızı önerdi...

    Bu yazıyı toplam 401 kişi okudu (Bugün 2 kişi)

    KONUYLA İLGİLİ RESİMLER



    Resim Eklemek İçin TIKLAYIN



     
    Hemoroidle yaşamak zorunda değilsiniz...
    İkinci kutuya ihtiyaç duymayacaksınız.

    REKLAM

     
    Y o r u m l a r (1) Yorum YAZIN
    kaaandıra (2010-04-16 14:49)
    cok güzelllll:)

    Bu yoruma katılıyor musunuz?  
    Y o r u m l a r (1) Yorum YAZIN
    (Yukarıda yer alan yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir, allturk.net sitesinin görüşlerini yansıtmaz. Uygunsuz ifadeler içeren mesajlar moderatör tarafıdan silinir.)

    Oy Kullanacağınız Yeri Öğrenin


    Anket: 12 Eylülde Yapılacak Referandumda Oyunuz Ne Olacak?






      

    SİZİN YAZILARINIZ
    Nevzat Özer
    Sınav Çocukları…

    Erdil Ünsal
    Bertaraf Olmak

    Cihat Kopmaz
    Bizim Çocuklar Oylarının Rengini Açıkladı!

    Kahraman Alpak
    Güvenmek

    Memduh Özcan
    Eğitim Aracının Tekerleri

    NEVZAT ÖZER
    Bizimkisi bir Apartman Hikâyesi, Gri ve Mat…

    Ömer Coşkun
    Gelinlik

    RuZgARiNKiZi
    Bizim Zamanımız(da)

    Ahmet Filibeli
    Herkes Gider Mersine Biz Gideriz Tersine

    Mehmet Öztürk
    Sevgi Üzerine

    TÜM YAZILAR

    Gazetelerin Birinci Sayfalarını OKU

    Resim Galerisi
    Yılın 249. günü, 36. haftası, Kalan gün: 116

    Günün Yemeği: ELBASAN TAVA

    Günün Sözü:
    Bir okçu hedefini şaşirdiginda dönüp kendine bakar. Hedefin vurulamamasi, hedefin suçu degildir. Isabetinizi arttirmak için kendinizi geliştirmelisiniz. [Gilbert Arland]

    Tarihte Bugün

    SON YORUMLAR

    Şakir Konuşkan: OGS ve KGS postmodernizmi

    Selim Umut: iPhone, Hekimler ve Sağlığımız

    Mustafa Yiğit Sancaktar: Genel Af Yetkisi Babanızın Malı mı?

    Türk Büyükelçilikleri




    © 2009-2010, allTurk Corp., 1021 Main St, Houston, TX 77002

            Magazin